Siz hiç, Nil Nehri’nin kutsal sularına birkaç gün yatırıp önce dinlendiren, sonra kavurucu çöl kumlarına gömüp kısık çöl sıcağında yavaş yavaş bekleten ve en sonunda kurumuş ot veya ağaç yapraklarını üzerine ufalayıp minik zararsız bir ceylanı afiyetle yiyen bir aslan gördünüz mü?
İşte insanla hayvan arasındaki en büyük ve bence, kıyaslayabilenler için ötekilerini kifayetsiz bırakan tek fark budur! Bu yasayı benden çok önce birileri keşfedebilseydi, şundan adım gibi eminim ki vejeteryanlığıyla övünen Hitler bile, nadide hayvancıkların gösterişli et yemeklerinden başka birşey yemezdi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder