5 Şubat 2011 Cumartesi

Sevap mı günah mı?

Sana önce günahları öğrettiler; sonra da üzülmemeyi... Sevapları öğrettiler önce; sonra da mutlanmayı... Kendilerine benzettiler, kendilerinden önceki kendi gibiler gibi. Çünkü, kimse istemez kendisine çirkin denilmesini! Çirkini güzel, güzeli çirkin bellettiler... Kan dökmek günah dediler, lakin; işler şuraya varırsa sevaptır dediler! Günahı da sevabı da işlerince, güçlerince anlattılar.... ezberlettiler... Korkuttular; cesaretlendirdiler... Korkulandan sakınmayı; ödülün peşinden koşmayı meziyet saydılar, ölümüne alkışladılar.

Günahlarla, sevaplarla yaptılar bunu; senin benim sevabıma olanı “ bir sevap uğruna” yaptıklarını sandılar hüsnüyetlerince. Günahın da sevabında sahibi sanki kendilerinmişcesine seni de beni de sınava tuttular... not verdiler... cezalandırdılar; tek ayak üstünde sınıfta bıraktılar, sırtları dönük herkesin gözü önünde... Takdirname verdiler eller üzerinde... Günahta da sevapta da ibretlik ettiler seni; birgün vezir birgün rezil ettiler cümle aleme!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder