Girişim özgürlüğü, ticaret özgürlüğü, rekabet özgürlüğü, istihdam özgürlüğü, yatırım özgürlüğü, eğitim özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, fikir özgürlüğü, din özgürlüğü, inanç özgürlüğü... Basın özgürlüğü, haber alma özgürlüğü, toplantı özgürlüğü, bilim ve sanat özgürlüğü, seçme ve seçilme özgürlüğü...
Gezip dolaşma özgürlüğü, yeme içme özgürlüğü, giyim kuşam özgürlüğü, özel yaşam özgürlüğü, aşk meşk özgürlüğü, falan filan feşmekan özgürlüğü... Derken o kadar çok özgürleştik ki; kimse kimseye dokunamaz oldu. Özgürlük kanatlarımız, uçurdukça bizi; büyüdükçe o da büyüdü.
Uçmanın özgürlüğüyle sınır tanımaz olduk. Ucu bucağı olmayan göklerde, kimse kimseyi duyamaz oldu. Daha kötüsü, asıl seni dinlemez oldu hiç kimse! Farkındasın değil mi? Dokunuşlar bile havada birbirine değen kanatlar gibi..! Gelip geçici..! "Yol mol" yok ki ortalıkta, aynı yörüngede uçabilelim yanımızdakilerle.
Kokunu dahi hatırlayamıyorum, biliyor musun? Yeni olanın kokusu burnumda tütüyor çünkü. Ve sen, hala özgürlük peşindesin. Sonra gelip bana, kendi yalnızlığından bahsediyorsun!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder