Kalmış ayazda kış günü
yanında finosu bedenim...
Bir meczubun esiri sanki ruhum.
Ölesiye üşüyordum sensizlikten.
Bir buyruk geldi belli belirsiz;
yırttım attım fotoğraflarını, tüm mektuplarını...
Düşünmeden sonunu, yaktım şöminede
neden sakladığımı bilemediklerimin tamamını...
Isınmıştım sonunda...
Gözyaşlarım sıcacıktı,
o yüzden eminim bundan!
Fakat, alâmetin de sen gibiymiş;
anlıkmış ateşi, feri...
Ürkek bir nefesle dağılan
o eski küllerin arasına karıştı,
kayboldu alevi evvelkiler gibi.
Ve ben... Hâlâ üşüyordum!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder